Sene: 1986
Yer: Pripyat, Kiev, USSR
Bir ilkbahar ferahlağının olduğu sabahta San Franciscodaki evimde gözümü açmıştım. Kalktığım gibi bir telefon geldi. Arayan kişi Dimitriydi. Dimitride zeki mi zeki, zehir gibi çocuktur. Üniversite eğitiminde İstanbul'da kendisine az ders çalıştırmadım sonunda benim yüzümü kara çıkarmadı bilim adamı oldu. Neyse konumuza dönelim. Dimitri telefonda " Orhun abi, Ruslar nükleer santralde bi deney yapacaklar seninde fikrini almak istiyorlar" dedi. Bende kendilerini hiç kırmayacağımı söyleyip yerel saat ile 19.00'da orada olacağımı belirttim. Akşam dediğim vakitte Pripyat'a vardım. Sağolsunlar beni güzel karşılar. Bir gün sonra deneyin yapılacağı reaktörün yanına gittim. Malzemeyi inceledikten sonra yanımdaki Rus görevliye " Koçum siz deneyi yapmayın bu iş sıkıntı" dedim. Lakin küstah Rus görevli bunu pek kale almayacak bir şekilde bana bunu yapacağız dedi. Benim neden öyle dediğimi merak etmiş olsalar gerek, benden bir rapor hazırlamamı istediler. Tabi basit değil koskoca reaktör bunlar kafaya koymuş yapacaklar bunu. Hemen Rıfkıcığımı arayıp Amerika'daki Türk mühendisleriyle birlikte jetime atlayıp buraya gelmesini söyledim. Rıfkı ekibiyle birlikte 1 gün sonra yanıma geldiler. Ayhan, ekibi, ben, Dimitri bu deneyi etraflıca düşündük, tartıştık, güzel bir rapor hazırladık. Raporu sunmak için Rus mühendisleri toplantı odasına çağırdım. Konuşmam şöyle idi. " Bakın, olum siz bu deneyi yaparken reaktör kapanmasın diye acil soğutma sistemini devreye sokan güvenlik elemanını devreden çıkaracaksınız. Etmeyin eylemeyin." Sinirlenmiştim ve konuşmama şöyle devam ettim " Lan olum bu oyuncak ayının pili mi lan? Koskoca reaktör boru mu ? Bir sıkıntı olursa ne olacak bu memleketin hali? " diye yakardım. Ruslar hala beni pek kale almıyorlardı ve bende elimi masaya vurduğum gibi odadan çıktım. Ertesi gün Rıfkıyla San Francisco daki evime döndük. Tarih yaprakları 21 Nisanı gösteriyordu. 1 hafta olmadan arkadaşlar deneyi yaptılar ve tabiri caiz ise "ortalığın ***** koydular". Ondan sonra dünyada binlerce insan bundan sebep öldü. Bende çaresizlikten kendimi yedim bitirdim fakat içimi rahatlatan tek cümle vardı. "Ben dediydim aga" .

Gerçek hikayelere kendini sokup yenisini yaratman çok tatlı oluyo'.
YanıtlaSilyaaa mert demesene öyle :D
Sil