Sene : 1912
Yer : Atlantik Okyanusu
Bir ilkbaharın o güzel çiçek kokularıyla etrafımızı sardığı günde New Yorktaki plazama jetimle uçmak için bavulumu hazırlıyordum. Havaalanına doğru Rolls Royce'um hızlıcana akarkene birden iphone'um çaldı. Arayan sağdık yardımcım Selahattin idi. Selahattin telefonda " Orhun bey jetinizin motor kısmında oluşan bir arızadan dolayı uçuşunuz iptal oldu ve yedek parça için uzun bir süre beklemek gerekli." dedi. Bende "Tamam koçum bi b*ku beceremezsiniz bensiz." diyip telefonumu kapattım. Canım içten içe o İngiltere'nin kasvetli havasını daha fazla solumak istemiyordu. Bir an önce New York'a kaymak istiyordum. Sonra telefonuma gelen bi mailde 10 Nisan'da Southampton'dan New York'a giden bir ciks geminin bildirisini aldım. İçimden "Oohh temiz.Şimdi Müfitciğim’i da ararım mis gibin okyanus havası alırız hemde NY'a kaçarım." diye geçirdim. Belli başlı bir kaç telefon görüşmesinden sonra Müfit ile birlikte Ragıp abiyide bizimle gelmeye ikna ettim ve hemen biletleri ayırttım. Aradan geçen bir kaç günden sonra bavullar yüklenip gemiyi kalktı ve "Yeni Dünya"ya doğru yol almaya başladık. Gemi zehir gibi gidiyor yolculuk her gün daha güzel bir hal alıyor günler birbirini kovalıyordu. Taaa ki 5. güne kadar! Yolculuğun 5. günün akşamında her zaman olduğu birinci sınıf güverteye kurmuşuz masamızı Ragıp abinin mezeleriyle -bu sefer manzara sıkıntımız yok mis gibi havada okyanusa karşı - demleniyoruz. Keyifler yerinde orkestradaki elemanların her birine 5'er kağıt sıkıştırmışız Müslüm Baba'dan "Kaç Kadeh Kırıldı" çaldırıyoruz. Her şey gayet iyi ortam mükemmel derken gemi de olağan insan sesinde biraz artış olduğunu farkettik derken güvertede bir genç belirdi ve " Ananı s****** batıyoruz" diyip okyanusa atladı. Bizde birbirimize dönüp "Hass****r'i çektikten sonra Müfit bana dönüp "Biletini alacağın gemiyi s******" dedi. Gemide ki karışıklık git gide büyüyor insanlar arası panik oranı artıyordu. Her geçen saniyenin aleyhimize işlediğinin farkındaydım ve bir hışımla iphone'uma ulaştım ve swarmda çek-in imi yaptıktan sonra sadık yardımcım Selahattini arayıp çek-in yaptığım yere denizaltımı yollamasını söyledim. Rus yapımı denizaltım 2 saat içerisinde Amerikadan Titanic'in bulunduğu koordinatlara ulaşmasını bekliyordum. Beklediğim gibi de oldu. Aradan iki saat geçti - ama ne iki saat gemi ayaklarımın altından gidiyordu- telefonum titredi arayan özel şöförum Yakuptu. Yakup telefon da " Beyim dediğiniz koordinatlardayım" dedi. Bende buna karşılık "Nerede kaldın P******k , ölüyoz burada" dedim.Ve denizaltını denizin üstüne çıkarması komutunu verdim. Şöförüm dediğimi yerine getirdi ve olayı gerçekleştirdi. Geminin kıç tarafında beliren denizaltımı görünce " Hayt canım benim, demirini yieerim" dedim. Okyanusa ben ve peşi sıra Ragıp abi ile Müfit atladı. Hemen malzemeye girişiverdik. Malzemeye girer girmez gemi çat dedi orta yerinden ikiye ayrıldı. Burun kısmına nazaran kıç kısım daha yavaş batıyordu. Sona yaklaşmıştık "Titanic - Liverpool " yazısının kayboluşunuda izledikten sonra torpidoya yöneldim ve içinden tansiyon ilacımı aldım. Bizim çocuklara dönüp dedim ki "Kalpten gidiyorduk iyi mi?"
- Orhun, 1912
"Deniz altımdan çektiğim bir kare"
